Tanım ve Bağlılık

Önceki düzenlemede “silahlı bir güvenlik kuvveti” olarak tanımlanan SGK, TSK kadro ve kuruluşu içinde gösteriliyordu, barışta görev ve hizmet yönünden İçişleri Bakanlığına bağlıydı; olağanüstü durumlarda Genelkurmay Başkanının isteği üzerine kısmen veya tamamen, savaş halinde ise tamamen ve doğrudan doğruya Deniz Kuvvetleri Komutanlığının (DKK) emrine giriyordu. Yeni düzenlemeyle “silahlı bir genel kolluk kuvveti” olarak tanımlanan SGK İçişleri Bakanlığına bağlandı. Seferberlik ve savaş hallerinde, SGK’nın Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenecek bölümleri DKK emrine girer, kalan bölümü normal görevlerine devam eder dendi (KHK 668 md. 23; KHK 674 md. 26).

Burada ilk önce 668 sayılı KHK’da sıkıyönetim hali de sayılıyorken 674 sayılı KHK’da bu kaldırıldı.

SGK’nın, DKK’nın planladığı eğitim ve tatbikatlara katılması İçişleri Bakanının iznine tabi kılındı (KHK 668 md. 28).

Kanunun 6, 9, 10, 11, 16, 20, 21/A, 21/B ve 22 sayılı maddeleri yürürlükten kaldırıldı. Bunlar, kadro ve kuruluş açısından GB’ye ve 926 sayılı TSK Personel Kanunu’na; görev ve hizmet yerinin değiştirilmesi bakımından SGK’ya; emir komuta bağlantısı açısından 211 sayılı TSK İç Hizmet Kanunu’na; eğitim ve öğretim açısından DKK veya TSK’nın diğer eğitim kuruluşlarına yetki veren maddeler ve ek olarak diğer kurumlarla görev ilişkilerine dair madde; özlük haklarında kendi özel kanuna tabi kılan madde; başka yerde düzenlendiği için disiplin cezalarıyla ilgili bir maddenin iki fıkrası; neyin adli neyin idari görev olduğunun tüzükle belirleneceğini söyleyen maddelerdir (KHK 668 md. 35).

703 sayılı KHK ile 2692 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanunu’nun ilgili maddelerinde yapılan değişikliklerle Bakanlar Kurulu, Bakanlıklar ve diğer kurumlara verilmiş çeşitli görev ve yetkiler Cumhurbaşkanlığına devredildi.

1.5.a
Tanım ve Bağlılık