Askeri Yargı

Askeri yargı alanında 694 sayılı KHK’nın 203. maddesiyle Askeri Hâkimler Kanunu, Askeri Yargıtay Kanunu, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu yürürlükten kaldırıldı. Bu aslında 16 Nisan 2017 Anayasa Değişiklikleri Referandumu ile Askeri Yargıtay, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ve diğer askeri mahkemelerin kaldırılmasının doğal bir uzantısı olarak da gerçekleştirildi. Buralarda görev yapan hâkimler MSB kadrolarında görevlendirildi. 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu’nda yapılan değişikliklerle JGK ve SGK’nın İçişleri Bakanlığına bağlanmasının doğal gereği olan düzenlemeler ile başka bazı sınırlı düzenlemeler yapıldı. Yine diğer kanunlarda yapılan bazı küçük düzenlemelerle askeri yargının alanı iyice daraltıldı. TSK’dan ayırma cezası alan personelin MSB ve TSK nam ve hesabına aldıkları sertifika, diploma vb. belgeleri kullanamayacakları ve bunlara bağlı meslek icra edemeyecekleri hükme bağlandı. Disiplin subayının hukuk sınıfından olması (öncesinde askeri hakim sınıfıydı), atama ve görevlendirme makamları vb. hususlarla ilgili düzenleme yapıldı. Disiplin subayının yaptığı inceleme sonucunda bir suçun işlendiği tespit edildiyse (öncesinde bu ifade “adli ve askeri mahkemelerin görevine giren bir suçun” şeklindeydi) dosyanın bir suretinin ilgili Cumhuriyet başsavcılığına (öncesinde “görevli merci” ifadesi kullanılıyordu) gönderilmesi ifadesi konuldu. (KHK 696 md. 114-116).

353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu’nun eski hali “Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanacak askeri mahkemeler; kolordu, ordu, (deniz ve havada eşidi) ve kuvvet komutanlıkları ile Genelkurmay Başkanlığı nezdinde Milli Savunma Bakanlığınca kurulur” şeklindeydi. Yapılan düzenlemeyle “Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanacak askeri mahkemeler, askeri birliklerin teşkilat yapıları ve bulundukları yerlerin coğrafi durumu ile mahkemelerin iş yoğunluğu göz önünde tutulmak suretiyle, Kuvvet Komutanlıklarının görüşü alınarak Milli Savunma Bakanlığınca kurulur ve aynı yolla kaldırılır” şeklinde düzenlendi. Buna göre, kolordu, ordu, kuvvet komutanlıkları ve GB nezdindeki mevcudiyetine son verildi ve askeri birliklerin coğrafi yerleşim yerleri ve iş yoğunlukları esas alındı. Ayrıca şu düzenleme de yürürlükten kaldırıldı: “Kuvvet Komutanlıklarının yapacakları teklif veya Genelkurmay Başkanlığının, doğrudan doğruya göstereceği lüzum üzerine, diğer kıta komutanlıkları veya askeri kurum amirlikleri nezdinde de Milli Savunma Bakanlığınca askeri mahkeme kurulabilir ve aynı yolla kaldırılabilir” (KHK 668 md. 4).

Önce 668 (md. 4), 669 (md. 12-20), 671 (md.1-2) ve 676 (md. 54) sayılı KHK’larda 357 sayılı Askeri Hâkimler Kanunu’nda çeşitli değişiklikler ve düzenlemeler yapıldı. Daha sonra 694 sayılı KHK ile Askeri Hâkimler Kanunu yürürlükten kaldırıldı (KHK 694 md. 203).

Önce 669 (md. 43-44) ve 671(md. 10-11) sayılı KHK’larla 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun bazı maddelerinde küçük değişiklikler yapıldı. Ardından 694 sayılı KHK ile Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu yürürlükten kaldırıldı.

926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun mülga 46. maddesi yeniden yazılarak daha önce kaldırılan Askeri Yargıtay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nde görev yapan askeri hâkimlere ilişkin düzenlemeler getirildi ve MSB’ye bağlı “hukuk hizmetleri başkanlıkları veya birimleri” isimli yeni bir birim oluşturuldu. GB ve MSB’nin hukuk hizmetlerinin, hukuk sınıfına mensup subaylardan oluşacağı bu birim ve başkanlıklar tarafından yürütüleceği hükme bağlandı (KHK 694 md. 31).

926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’na eklenen geçici 45. madde ile ise kaldırılan Askeri Yargıtay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nde görev yapan askeri hâkimlerin tercihleri ve müktesep hakları dikkate alınarak, adli ve idari yargıda veya MSB veya GB’nin hukuk hizmetleri kadrolarında yeniden görevlendirilme ve emeklilik hakları düzenlendi (KHK 694 md. 36).

1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun hangi fiilleri işleyenlerin yabancı ülkeye kaçmış sayılacağını sayan 67. maddesinde daha önce izinli olsa dahi yabancı ülkeye gitme müsaadesi bulunmayanlar da 3 günü geçirdiklerinde firari sayılıyor ve ceza alıyordu, şimdi ise bu durum daraltıldı ve “izinli olduğu durumlar hariç” firari sayılır dendi (KHK 691 md. 3).

1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun “askeri mahkemelerce verilen tutuklama kararları ile asker kişiler hakkında verilen cezaların ve tutuklama kararlarının infaz yeri” başlıklı ve asker kişiler hakkında hükmolunan ve maddede gösterilen cezaların askeri cezaevlerinde infaz edileceğini düzenleyen 39. maddesi kaldırıldı (KHK 694 md. 203).

6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu’nda değişiklikler yapıldı. Disiplin amirlerinin 15 günlük geçici uzaklaştırma cezasını önceden bir katı artırabilmesini düzenleyen maddede yapılan değişiklikle “ihtiyaç duyulması halinde bu süre, bu fıkrada yazılı makamlarca bir katına; ilgili bakanın onayı ile de bir yıla kadar artırılabilir.” şeklinde düzenlendi (KHK 668 md. 4). Üst disiplin amirini tanımlayan maddede yapılan değişiklikle “rütbe ve kıdemce büyük” ifadesinin başına ek olarak “makam yahut” da getirilmiş, böylece mevcut askeri tanım sivil bir tanım da eklenerek genişletilmiştir (KHK 676 md. 72).

Ayrıca 1325 sayılı Millî Savunma Bakanlığı Görev ve Teşkilâtı Hakkında Kanun’un 1. maddesinde sayılan makamlara atananların bazıları için rütbe karşılıkları belirlendi. Düzenlemeye göre “rütbe karşılıkları, Özel Kalem Müdürü, Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ile taşra teşkilatındaki makam sahipleri albaylar, şube müdürleri ise yarbaylar gibi, bu Kanuna tabi personele disiplin veya üst disiplin amiri olarak ek-1 sayılı çizelgede gösterilen cezaları verebilirler” dendi (KHK 676 md. 73). Bu düzenlemenin amacı, amir durumunda olmasını düşündüğü ancak rütbesi olmayan makam sahiplerine rütbe vermek ve dolayısıyla amir olarak ceza verebilmelerini sağlamaktır.

Yine 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu’nun 2, 4, 7, 8, 13, 21, 29, 30, 32, 43 ve 49. maddelerinde değişiklik, eklemeler ve 4. bölüm başlığında ibare değişikliği yapıldı. Bunlar JGK ve SGK’nın TSK’dan ayrılmasından kaynaklanan değişiklikleri içermektedir ve eski kanun metninden uzman jandarma, jandarma, JGK, SGK vb. ibarelerin kaldırılmasıyla ilgilidir (KHK 681 md. 87, 89-96). Benzer biçimde bu kanunun uygulama ve usullerini içeren yönetmeliğin çıkarılma sorumluluğu, JGK ve SGK’nın TSK’dan ayrılması dolayısıyla MSB ve İçişleri Bakanlığının müşterek sorumluluğundan alınarak MSB’ye verildi (KHK 681 md. 97). Bir diğer düzenlemeyle ise, gerek görmesi halinde Milli Savunma Bakanına bakanlık teftiş kuruluna soruşturma açma talimatı vermesi sağlandı ve böylece bakanın TSK üzerindeki yetkisi bu noktada da arttırıldı (KHK 681 md. 88).

Kanunun 20. maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenerek muğlak bir kavram olan terör örgütleriyle ilişkisi olmak tarif edildi: “h) Terör örgütleriyle ilişkisi olmak: Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olmak, bu örgütlere yardım etmek, kamu imkân ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanmak ya da kullandırmak, bu örgütlerin propagandasını yapmaktır” (KHK 690 md. 13).

Kanunun 21. maddesinde yapılan değişikliklerle disiplinsizliği alışkanlık haline getirme koşulları tanımlanarak ayırma cezasının nasıl gerçekleşeceği tanzim edildi (KHK 690 md. 14).

Yüksek Disiplin Kurullarını düzenleyen maddeden JGK ve SGK çıkarılarak sadece Kuvvet Komutanlıklarında teşkil edeceği belirtildi ve kurulun bileşimi lojistik başkanı, genel plan ve prensipler daire başkanları, hukuk hizmetleri başkanı eklenerek yeniden tarif edildi (KHK 694 md. 168).

1.8
Askeri Yargı