Müdafilik Görevinden Yasaklama

676 sayılı KHK ikinci olarak CMK’da düzenlenen müdafilik görevinden yasaklamanın sınırlarını alabildiğine genişletti. Müdafilikten yasaklama daha önce, 667 sayılı KHK’nın 6. maddesiyle de düzenlenmişti. Kanunun önceki halinde, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, silahlı örgüt kurma ve yönetme ile terör suçlarından tutuklu veya hükümlü olanların müdafiliğini üstlenen avukatların, kendileri hakkında da aynı suçlardan kovuşturma bulunması, yani dava açılmış olması halinde, bir yıl süre ile müdafilikten yasaklanabileceği ve bu sürenin, iki kez, en fazla altı ay süreyle uzatılabileceği düzenlenmişti. 676 sayılı KHK’nın 2. maddesi, avukatın müdafilikten yasaklanabilmesi için, hakkında ilgili suçlardan bir ceza soruşturması açılmış olmasını yeterli kıldı. Üstelik bu yasaklama için, müdafiye isnat edilen suç ile şüpheli/sanığa isnat edilen suç arasında organik bir bağ da aranmayacaktır. Kanunun önceki halinde, avukatı müdafilikten yasaklanabilecek olan kişiler “tutuklu ve hükümlüler” iken, 676 sayılı KHK, “tutuklu veya hükümlü” ifadesini “şüpheli, sanık veya hükümlü” şeklinde değiştirerek, avukatın sadece kovuşturma aşamasında değil; müvekkili hakkındaki ceza soruşturması sürerken de müdafilikten yasaklanabileceğini düzenledi. Düzenleme, müdafi hakkında, yukarıda sayılan suçlardan birisinden sadece soruşturma başlatılmış olsa bile yasaklama yoluna gidilebileceğini düzenleyerek, masumiyet karinesini hiçe saymaktadır. Bu hükmün yaygın ve ölçüsüz biçimde uygulanması sonucunda çok sayıda avukat müdafilikten yasaklandı ve siyasi davalarda şüpheli ve sanıklar kendilerini savunacak avukat bulmakta güçlük çekmeye başladılar.

2.1.c
Müdafilik Görevinden Yasaklama