Savcılara Yakalama Kararı Verme Yetkisi Tanınması

KHK’nın 3(1)(a) maddesine göre, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde savcılar yakalama emri düzenleyebilecektir. Oysa olağan hukuk rejiminde, soruşturma evresinde bir kişi hakkında yakalama emri (müzekkereli yakalama) verilmesi, ancak Cumhuriyet savcısının talebi üzerine, sulh ceza hâkimi kararıyla ve kişiye ulaşılamaması veya tebligat yapılamaması koşuluyla mümkündür.

Yine KHK’nın 3(1)(b) maddesiyle, tüm suçlarda geçerli olmak üzere, hakkında yürütülen soruşturmanın sonuçsuz kalmasını sağlamak amacıyla yurtiçinde saklanan veya yabancı ülkede bulunan ve bu nedenle Cumhuriyet savcılığı tarafından kendisine ulaşılamayan şüphelilerin kaçak sayılması düzenlendi. KHK öncesinde, kaçak kişi müessesesi sadece kovuşturma (dava aşaması) için düzenlenmişti. Artık kaçağın yargılanması usulü soruşturma aşamasında da uygulanabilecektir. KHK ile CMK’nın 247(2)(b) maddesine eklenen ifadeyle, kaçak kişinin savcılığa ya da mahkemeye getirilmesi için daha kolay bir usul kabul edildi. Kaçak statüsünün en önemli etkisi, mahkeme kararıyla kişinin malvarlığına, hak ve alacaklarına el konulabilmesidir. Kişinin bu denli kolayca kaçak kabul edilebilmesinin bir sonucu, kişi kaçak olmasa bile, yurtdışında bulunması halinde mal varlığına el koyulabilecek olmasıdır.

2.2.a
Savcılara Yakalama Kararı Verme Yetkisi Tanınması