OHAL KHK’ları Kapsamında Karar Alan, Darbe Teşebbüsü ve Terör Eylemlerinin Bastırılmasında Görev Alan Kişilere Sorumsuzluk Getirilmesi

667 sayılı KHK’nın 9. maddesi, bu KHK kapsamında karar alan ve görevleri yerine getiren kişilerin, görevleri nedeniyle hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluğuna gidilemeyeceğini düzenlemişti. 668 sayılı KHK’nın 37. maddesi ise, sorumsuzluk ilkesini daha da genişleterek, darbe teşebbüsü ve terör eylemlerinin bastırılması kapsamında karar alan, karar ve tedbirleri icra eden, her türlü adli ve idari önlemler kapsamında görev alan” kişiler ile OHAL süresince yayımlanan KHK’lar kapsamında karar alan ve görev yerine getiren kişilerin bu kapsamdaki görev ve fiilleri nedeniyle hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluğunun doğmayacağına hükmetti. 690 sayılı KHK’nın 52. maddesi de, OHAL tedbirlerini incelemek için kurulan OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu üyelerinin görevleri kapsamındaki karar, görev ve fiillerine ilişkin hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluklarının olmadığını düzenledi.

Bu maddeyle, hem KHK’lar kapsamında karar alan ve işlem yapan hiç bir kamu yetkilisi hakkında dava açılamaması, hem de kusurlu davranışıyla zarara yol açan kamu görevlilerine karşı rücu mekanizmasının işletilememesi amaçlanmaktadır. Yine, OHAL kapsamında verdikleri karar ve emirlerle ya da bu emirleri icra ederek insan hakları ihlallerine yol açan kolluk görevlilerinin de hesap vermesinin önüne geçilmek istenmektedir.*. Düzenleme ile esasen, 12 Eylül rejiminin, 1982 Anayasası’nın 15. maddesiyle kendisi için öngördüğü dokunulmazlık ve cezasızlık zırhına benzer bir korumanın, 20 Temmuz 2016 tarihinde ilan edilen OHAL rejimi için de yürürlüğe sokulduğu görülmektedir.

* Avrupa Demokrasinin Hukuk Yoluyla Korunması Komisyonu (Venedik Komisyonu) yayınladığı görüşte sorumsuzluk düzenlemesinin, “OHAL KHK’larının, Ceza Kanunu kapsamında aksi halde suç olarak nitelendirilecek bazı eylemlere doğrudan izin ve emir verdiğini ya da en azından görevlerini yerine getirirken suç işleyenlerin cezalandırılmayacaklarını ima ettiği şeklinde anlaşılabileceğine” dikkat çekti ve düzenlemenin, KHK’lar kapsamında devlet görevlilerine verilen geniş kapsamlı yetkileri kötüye kullanma riski doğurduğunu ve devlet görevlilerine bir dokunulmazlık getirildiği algısı yarattığını vurguladı. Bkz. Avrupa Hukuk Yoluyla Demokrasi Komisyonu (Venedik Komisyonu), 15 Temmuz 2016 Başarısız Darbe Girişimi Sonrasında Kabul Edilen 667-676 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnameleri Hakkında Görüş, (12 Aralık 2016), para. 95-100.

696 sayılı KHK ise, daha önceki KHK’larda devlet görevlileri için getirilen sorumsuzluğun kapsamını daha da genişletti ve 15/7/2016 tarihli darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında hareket eden sivillerin de hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluklarına gidilemeyeceğini hükme bağladı. Hiç bir resmi sıfat taşımayan ve resmi bir görev kapsamında hareket etmeyen sivil kişilerin, suç teşkil edebilecek eylemlerinden dolayı geriye dönük olarak sorumlu tutulmamalarını öngören bu düzenleme, tipik bir cezasızlık düzenlemesi niteliğindedir. Her ne kadar basına ve kamuoyuna yönelik yapılan açıklamalarda, ceza muafiyetinin 15 Temmuz darbe girişiminin bastırılmasına katılan siviller için getirildiği belirtilse de, bunların devamı niteliğindeki eylemler ifadesinin taşıdığı belirsizlik, pek çok muhalif eylemin de darbe teşebbüsüyle bağlantılı veya bunun devamı olduğu gerekçesiyle bu kapsama dahil edilmesi tehlikesini doğurmaktadır. Öte yandan bir eylemin terör eylemi veya darbe teşebbüsünün devamı olduğuna, hangi ölçütler temelinde ve kim tarafından karar verileceği da belirsizdir.

Düzenleme, maddede belirtilen kapsamı ve sınırları muğlak eylemler bakımından sivil kişilere, meşru müdafaa ve zorunluluk hali gibi hukuka uygunluk sebeplerinin ötesinde bir ceza muafiyeti getirmektedir. Bu haliyle anılan düzenleme hukuk devleti ilkesine ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler uyarınca üstlendiği, yaşama hakkı ve vücut bütünlüğüne yönelik eylemleri soruşturma ve yargılama yükümlülüğüne açıkça aykırıdır.

2.6.b
OHAL KHK’ları Kapsamında Karar Alan, Darbe Teşebbüsü ve Terör Eylemlerinin Bastırılmasında Görev Alan Kişilere Sorumsuzluk Getirilmesi