Ceza Kanunu’nda Düzenlenen Belirli Suçlar ve Terör Suçları Nedeniyle Zararların Tazmini İçin Açılan Davalarda İvedi Tebligat Usulü ve Yargılama

Meclis’te kabul edilerek 6757 sayılı Kanun’a dönüşen 671 sayılı KHK’nın 31. maddesiyle TMK’ya 20/A maddesi eklenmişti. Bu madde, Ceza Kanunu’nda düzenlenen; devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk ile TMK kapsamına giren suçlar nedeniyle gerçek veya tüzel kişiler ile kamu kurum ve kuruluşlarının uğradığı zararların tazmini amacıyla, şüpheli ve sanıkların taşınmazları ve ulaşım araçları üzerine tedbir koyulmasını düzenlemişti. 691 sayılı KHK’nın 7. maddesi ise bu maddeye ikinci bir fıkra ekleyerek, bu suçlar nedeniyle açılacak davalarda, davalının savunma ve itiraz hakkını olumsuz etkileyebilecek ivedi bir tebligat ve yargılama usulü getirdi. Buna göre, davalının adresine ulaşılamaması halinde mahkeme, dava dilekçesinin özetini ulusal bir gazetede ilan edebilecek ve davalının bir ay içinde yurtiçinde bir adres veya kayıtlı elektronik posta adresi bildirmemesi ya da davada kendisini avukatla temsil ettirmemesi halinde, yargılamaya yokluğunda devam edilebilecek ve hüküm verilebilecektir. Adresi yabancı ülkede bulunan davalıya da sadece bir kez tebligat yapılacaktır. Böylece açılacak tazminat davalarında, Tebligat Kanunu’na göre zorunlu olan tebligat usulünü geçersiz kılan, yeni ve ivedi bir tebliğ yöntemi getirilmiş oldu.

2.6.e
Ceza Kanunu’nda Düzenlenen Belirli Suçlar ve Terör Suçları Nedeniyle Zararların Tazmini İçin Açılan Davalarda İvedi Tebligat Usulü ve Yargılama