İstinaf İncelemesine Dair Değişiklikler

OHAL KHK’larıyla istinaf incelemesine ilişkin bir dizi değişiklik yapıldı. 674 sayılı KHK’yla Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’da yapılan değişikliklerle, “hukukî veya fiilî nedenlerle bir dairenin kendi üyeleri ile toplanamadığı hâllerde ilgisine göre diğer dairelerden kıdem ve sıraya göre üye görevlendirme” görevi, bölge adliye mahkemesi başkanlar kurulundan alınarak bölge adliye mahkemesi başkanına verildi. Cumhuriyet savcısının davalara dair görüş bildirme görevi kaldırılarak, bu görev dosyaların duruşmalarına katılmak şeklinde değiştirildi.

Yine aynı KHK’nın 15. maddesiyle, Kanun’un 277. maddesinin başlığı; “Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının görevi” iken, “İstinaf isteminin tebliği ve cevabı” olarak değiştirildi. Kanun maddesindeki ifade daha önce, “dava dosyası bölge adliye mahkemesine sunulmak üzere, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir” iken bu ifade, “dava dosyası bölge adliye mahkemesine gönderilir” şeklinde değiştirildi. Aynı KHK maddesi ile 297. madde de değiştirilerek, daha önce bölge adliye mahkemesi kararının temyizi halinde, dava dosyasını Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderme görevi bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet Savcısına ait iken; savcının bu rolü kaldırılarak, bölge adliye mahkemesinin dosyayı doğrudan göndereceği düzenlendi. KHK’nın 15. maddesi ile istinaf incelemesinde Cumhuriyet Başsavcısının tebliğnamesi de kaldırıldı. Böylece istinaf incelemesinde Cumhuriyet Başsavcısının rolü ve yetkisi azaltılmış ve istinaf incelemesi hızlandırılmış oldu.

694 sayılı KHK’nın 136. maddesiyle Kanun’a eklenen Ek Madde-1 ile bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresinin değişmesi durumunda*, bu değişiklikten önce ilk derece mahkemelerince verilen kararların istinaf incelemesinde, karar tarihi itibarıyla yetkili olan bölge adliye mahkemelerinin, yargı çevresinin değiştiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı veremeyeceği hükme bağlandı.

* Kanun’un 25. Maddesi bölge adliye mahkemelerinin kuruluşu ve yargı çevrelerinin belirlenmesini düzenler. Buna göre: Madde 25- Bölge adliye mahkemeleri, bölgelerin coğrafi durumları ve iş yoğunluğu göz önünde tutularak belirlenen yerlerde, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü alınarak Adalet Bakanlığınca kurulur. Bölge adliye mahkemelerinin yargı çevrelerinin belirlenmesine, değiştirilmesine veya bu mahkemelerin kaldırılmasına Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca karar verilir. Birinci ve ikinci fıkra gereğince alınacak kararlar, Resmî Gazete’de yayımlanır.

696 sayılı KHK’nın 92. maddesi ise Kanun’un Başkanlar Kurulu’nun görevlerini düzenleyen 35(1) maddesinin 3 numaralı bendinde değişikliğe giderek, benzer olaylarda bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kararlar arasında ya da bu mahkeme ile başka bir bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kararlar arasında uyuşmazlık bulunması hâlinde, Kurul’un bu konuda bir karar vermesini isteyeceği merciyi, ‘‘Yargıtay Birinci Başkanlığı’’ yerine, ‘‘Yargıtay’’ olarak düzenlendi. Yine maddede yapılan değişiklikle bu istemlerin, ceza davalarında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına, hukuk davalarında ise ilgili hukuk dairesine iletileceği; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının uyuşmazlık bulunduğuna kanaat getirmesi durumunda ilgili ceza dairesinden bir karar verilmesini talep edeceği; uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin olarak dairece bu fıkra uyarınca verilen kararların kesin olduğu düzenlendi.

Yine 696 sayılı KHK’nın 98. maddesinin CMK’da yaptığı değişiklikle, bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin, ilk derece mahkemesi kararını bozduğu hallerde dosyayı geri göndermeyip inceleme yaparak bizzat hüküm kurmak zorunda olduğu haller netleştirildi. Özellikle Enis Berberoğlu davasıyla gündeme gelen ve uzun süredir yerel mahkemeler ile istinaf mahkemeleri arasında tartışma konusu oluşturan çekişmeli bir husus KHK hükmü ile karara bağlanmış oldu. Buna göre, ilk derece mahkemesi hükmünün gerekçe içermediği veya mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırıldığı hallerde istinaf ceza daireleri, yapacakları inceleme sonucunda bozma kararı verdiklerinde dosyayı yerel mahkemeye gönderemeyecek; duruşma açarak davayı yeniden göreceklerdir.

Son olarak 696 sayılı KHK’nın CMK’nın istinafta duruşma hazırlığını düzenleyen maddesinde yaptığı değişiklikle, istinaf incelemesi sonucunda bozma kararı verilip yeniden duruşma açıldığında, duruşma hazırlığı aşamasında toplanan delil ve belgelerin, keşif ve bilirkişi açıklamalarına ilişkin tutanak ve raporların sadece anlatılması yeterli sayıldı. Kanunun önceki halinde bu belgelerin okunması zorunlu kılınmıştı.

2.7.a
İstinaf İncelemesine Dair Değişiklikler