Yüksek Öğretim Alanında Yapılan Düzenlemeler

674 sayılı KHK (md. 49) Yükseköğretim Kanunu’na bir madde ekleyerek Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP) kapsamında 33(a) kadrosunda görev yapan araştırma görevlilerinin statülerini 50(d) olarak değiştirdi. Başka bir üniversitede ve yurtdışında eğitimde bulunan ÖYP’liler de, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üniversitelerinin talebi üzerine on beş gün içinde kendi üniversitelerine dönmek zorunda bırakıldı.

683 sayılı KHK (md. 4) ile açığa alınan ya da haklarında adli soruşturma ya da kovuşturma yapılan doçent adaylarının haklarındaki adli soruşturma/kovuşturma sonuçlanıncaya kadar doçentlik başvurularına ilişkin işlemler durduruldu.

676 sayılı KHK (md. 84-86) ile Yükseköğretim Kanunu’nda yapılan değişikliklerle üniversitelerinin rektörlerinin YÖK tarafından belirlenen 3 aday arasından Cumhurbaşkanı tarafından, vakıf üniversitelerinin rektörlerinin de mütevelli heyetinin önerdiği adayların YÖK onayından geçtikten sonra yine Cumhurbaşkanı tarafından atanması kararlaştırıldı. Bir aylık sürede önerilenlerden birisinin atanmaması ve YÖK tarafından, iki hafta içinde yeni adaylar gösterilmemesi halinde Cumhurbaşkanınca doğrudan atama yapılması mümkün kılındı.

Yine bu KHK ile rektörlerin görev süresi 4 yıl olarak belirlendi. Süresi sona erenler aynı yöntemle yeniden atanabilecekleri, ancak aynı devlet üniversitesinde iki dönemden fazla rektörlük yapılamayacağı hükmü getirildi.

Bu KHK’nın ardından Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile Bazı Kanun ve KHK’larda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun Tasarısı 2 Aralık 2016 tarihinde yasalaştı. Buna göre üniversitelerin kendi öğretim üyelerine ilişkin disiplin soruşturması yürütme ve ceza verme yetkisi kısmen disiplin amiri sıfatıyla YÖK Başkanına aktarıldı. Ayrıca bu yasayla devlet memurları için getirilmiş bütün disiplin suçlarının üniversite öğretim üyeleri için geçerli olacağı hükmünü de getirildi.

678 sayılı KHK (md. 23-24) ise Yükseköğretim Kanunu’na yaptığı yeni bir ekle bir vakıf üniversitesinin faaliyet izninin geçici olarak durdurulması hâlinde mahkeme tarafından kayyım atanıncaya kadar kurucu vakfın, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yönetileceği hükme bağlandı. Ayrıca bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce faaliyet izni geçici olarak durdurulan vakıf yükseköğretim kurumları hakkında da aynı fıkra hükümlerinin uygulanacağı maddesi eklendi.

690 sayılı KHK (md. 64-65) ile Rektörlerin, yıllık izni ve yurtdışına çıkış için gerekli izni YÖK Başkanından, diğer yöneticiler ise bir üst makamdan almaları hükme bağlandı. Ayrıca terörle ilişkili olduğu Millî Eğitim Bakanlığı tarafından belirlenen yurtdışındaki yükseköğretim kurumları, enstitü ve merkezlerden mezun olanların eğitimlerine ilişkin olarak almış oldukları diploma ve derecelerin denkliklerinin tanınmayacağı kabul edildi.

694 sayılı KHK (md. 44-45) ile Yükseköğretim Kanunu’na yeni bir ek yapılarak MSB ve İçişleri Bakanlığına bağlı yükseköğretim kurumlarıyla ilgili faaliyet ve esasların bu kanun dışında özel kanun hükümleri ile belirlenebileceği eklendi. Ayrıca Türkiye’deki devlet üniversitelerinin, Türkiye Maarif Vakfı’nın önerisi, YÖK’ün olumlu görüşü ve Bakanlar Kurulu kararıyla yurtdışında akademik birimler kurabileceği kararlaştırıldı.

703 sayılı KHK (md. 135) ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nda yapılan değişikliklerle devlet ve vakıf üniversitelerinde rektörlerin doğrudan Cumhurbaşkanı tarafından atanması, vakıflarca kurulan üniversitelerde rektör atamasının mütevelli heyetinin teklifi üzerine yapılması hükme bağlandı. 2547 sayılı yasadan çıkarılan ifade ile rektör atanabilmek için gereken üç yıl profesör olarak görev yapma şartı da kaldırıldı.