Basın Alanındaki Düzenleme ve Kısıtlamalar

680 sayılı KHK’nın medya hizmet sağlayıcılarına yönelik hükümleri düzenleyen 16-21. maddeleri, basınla ilişkili bir dizi yeni düzenleme getirdi. KHK’nın 16. maddesi, Radyo ve Televizyon Kanunu’nun 50. maddesine (ı) bendi ekleyerek, Radyo ve Televizyon Kurumu’nda sözleşmeli personel istihdam edilmesinin esaslarını düzenledi.

KHK’nın 17. maddesi ise, Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un 7. maddesine 4. fıkra ekleyerek, basın hürriyeti üzerinde ciddi etki doğuracak sınırlamalar getirdi. Buna göre, Basın Kanunu uyarınca getirilen yayın yasak ve kısıtlamalarına aykırı olarak yayın yapılması halinde, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından medya hizmet sağlayıcı kuruluşun programlarının yayını bir gün durdurulacak ve bu halde 32. maddenin dördüncü fıkrası uygulanacaktır. Bir yıl içinde aykırılığın tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınlarının beş güne kadar; ikinci kez tekrar edilmesi halinde ise onbeş güne kadar durdurulmasına, üçüncü kez tekrar edilmesi halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilecektir.

Bu düzenleme, basın ve yayın kuruluşları üzerinde çok ağır yaptırımlar getirmektedir. Üstelik bu yaptırımlar, olağanüstü hal süresiyle sınırlı olmaksızın kalıcı olarak düzenlenmiş durumdadır. Basın Kanunu uyarınca getirilen yayın yasaklarına uymama halinde, yayının tümüyle durdurulmasıyla sonuçlanacak, yayın lisansının iptali gibi ağır ve orantısız bir yasaklamanın önü açılacak ve demokrasinin temelini oluşturan haber alma ve yayma hakkı ile basın özgürlüğünün özüne zarar verilecektir. Düzenleme, aynı zamanda Anayasa’nın, hak ve özgürlüklere yönelik sınırlamaların orantılı olması gereğini düzenleyen 13. maddesini de ihlal etmektedir.

680 sayılı KHK’nın 18. maddesi, Kanun’un Yayın Hizmeti İlkeleri başlıklı 8. maddesinin (d) bendinde yer alan, “Terör eylemini, faillerini ve mağdurlarını terörün amaçlarına hizmet eder şekilde sunamaz.” cümlesini kaldırdı ve maddeye, “Terör eylemini, faillerini ve mağdurlarını terörün amaçlarına hizmet edecek sonuçlar doğuracak şekilde sunamaz” ifadesini içeren (t) bendini ekledi.

KHK’nın 19. maddesiyle, Kanun’un 19. maddesine eklenen 2. fıkrayla, RTÜK’ün, “lisans başvurularına ilişkin, milli güvenlik, kamu düzeninin korunması ve kamu yararı gereklerinden kaynaklanan sebeplerle lisans taleplerini reddedebileceği düzenlendi. Maddeye eklenen 3. fıkrayla ise, ortakları ile yönetim kurulu başkan ve üyelerinin terör örgütlerine iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu Millî İstihbarat Teşkilatı veya Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından bildirilen medya hizmet sağlayıcı kuruluşların lisans başvurularının reddedileceği” öngörüldü.

Bu düzenlemeler bir kez daha medya kuruluşlarından gelen lisans başvurularının reddedilmesi hususunda RTÜK’ü çok geniş ve keyfi yetkilerle donatmaktadır. Hiçbir yargı kararına dayanmaksızın, sadece MİT ve Emniyet’ten gelen “terör örgütlerine iltisak ya da irtibatı” tespit eden bir bildirim üzerine medya kuruluşunun lisans başvurusunun reddedilmesi çok ağır bir yaptırımdır ve masumiyet karinesine de aykırıdır.

687 sayılı KHK da, RTÜK’ün yayıncılar üzerindeki denetimini arttırmaya yönelik bir dizi düzenleme yaptı. KHK’nın 8. maddesi, Kanun’un frekans planlaması ve tahsisini düzenleyen 26. maddesinin 8. fıkrasının 1 ve 2. cümlelerini değiştirerek, özel medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara, yapacakları yayınlarını tek bir verici tesis ve işletim şirketince kurulan ve/veya işletilen radyo ve televizyon verici tesislerinden yapma zorunluluğu getirildi. Sermayesinin yarısı kamuya ait olan bu “tek bir verici tesis ve işletim şirketince kurulan ve/veya işletilen radyo ve televizyon verici tesisi”nin taşıması gereken koşulları da RTÜK belirleyecek ve verici tesisi RTÜK yetkilendirecektir.

687 sayılı KHK’nın 11. maddesi ise, OHAL kararnameleriyle kapatılan radyo ve televizyonların kullanım haklarının ve varlıklarının satışını kolaylaştırmak ve hızlandırma için, RTÜK, Maliye Bakanlığı ve TMSF’ye belirli görevler verdi. Bu radyo ve televizyonların15 Temmuz 2016 tarihi itibarıyla sahip oldukları yayın lisansları, yayın hakları, frekans ve kanal kullanımı ile RTÜK nezdindeki benzeri izinleri, Maliye Bakanlığının bu yöndeki talebi üzerine RTÜK tarafından verilecek. Bu lisans ve haklar ile frekans, kanal kullanımı ve benzer izinlerin satılması durumunda, bunların yeni alıcıları adına devri ve tescili işlemleri, TMSF’nin bildirimi üzerine gerekli bilgi ve belgelerin tamamlanmasını takiben, başkaca bir işleme gerek kalmaksızın en fazla bir ay içinde tamamlanacaktır.

687 sayılı KHK’yla ayrıca, Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun’da “özel radyo ve televizyon yayınlarına ilişkin suçlar”la ilgili, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından belirlenen esaslara ve eşitlik ilkesine aykırı olarak yayın yapılması halinde verilecek yayın durdurma ve para cezalarını düzenleyen 149/A maddesi de yürürlükten kaldırıldı. 149/A maddesine göre YSK, bu esaslara aykırı yayın yapan özel radyo ve televizyon kuruluşlarının yayınlarını durdurabiliyor ve para cezasına hükmedebiliyordu. KHK ile, radyo ve televizyonlar üzerindeki, muhalefet partilerine yeterince yer verilmemesi gibi seçim ihlalleri nedeniyle gerçekleştirilen YSK denetimi böylece kaldırılmış oldu.

690 sayılı KHK’nın 58-62. maddeleri ise Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’nda değişiklikler yaptı. Türkiye’ye ait uydular üzerinden Türkiye’ye yönelik olarak Türkçe yayın yapan veya yayın dili Türkçe olmasa da Türkiye’ye yönelik olarak ticari iletişim yayınlarına yer veren kuruluşlar Türkiye yargısı denetimine alındı ve bu kuruluşlara RTÜK’ten lisans alma zorunluluğu getirildi. Sohbet, arkadaş ve eş bulma programları ile televizyondan takviye edici gıdalar vb. satma programları kaldırıldı. RTÜK’ün yayın kuruluşlarına verebileceği idari para ve yayın durdurma, lisans iptali cezaları yeniden düzenlendi. RTÜK’ün, ailenin korunması, çocukların, gençlerin fiziki, zihinsel ve ahlaki gelişimleri amacıyla, önceki yıl kestiği idari cezaların % 20’sini aşmamak üzere, Aile Bakanlığı’nın belirleyeceği usul ve esaslara göre aile ve çocuk dostu dizileri teşvik etmesi düzenlendi.

703 sayılı KHK’nın 95. maddesi Türkiye Radyo ve Televizyon Kanunu’nda yapılan değişiklikle TRT Cumhurbaşkanına bağlandı. TRT’ye özel hukuk hükümlerine tabi şirket kurma ve yerli veya yabancı gerçek veya tüzel kişilerle ortaklık geliştirme yetkisi verilirken; bu faaliyetlerindeki her türlü alım, satım, hizmet, danışmanlık, yapım ve taşıma işlerine ilişkin ihale işlemleri Kamu İhale Kanunu ve Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’ndan muaf tutuldu. Ayrıca aynı madde ile TRT personelinin emekliye ayrılması kolaylaştırılırken, sözleşmeli personel yerine “Özel Hukuk Hükümlerine Tabi Personel” statüsü yaratılması, basın ve kamu sendikaları tarafından kurumda tasfiye ve kadrolaşma hazırlığı olarak yorumlandı.

703 sayılı KHK’nın 164. maddesi de Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’la radyo ve televizyonlara ayda en az doksan dakika uyarıcı ve eğitici yayınlar yapma zorunluluğu getirilirken bunun da denetimi RTÜK’e verildi.